kendimden bahsedeyim: yanlışlar yapıyorum

merhaba,

aslında öz geçmişimden yola çıkıp buraya geldiğiniz ve önceki yazıları okuyup siteye göz attığınızı varsayarak hakkımda biraz fikir sahibi olmuşsunuzdur diye düşünüyorum. tabii bu fikirleriniz olumlu mu olumsuz mu bilemiyorum.

şimdiye kadar kendimden, öz geçmişim dışında hiç bahsetmedim. aslında kendimi başkalarına tane tane anlatmayı da pek tercih etmiyorum. çünkü ahkam kesiyor, “ben buyum kızım” der gibi oluyor ama bulunduğumuz mecra gereği yapmam gerekiyor. hayatı nasıl yaşamayı tercih ediyorum, nerelere varmak istiyorum gibi konulara cevap vereyim:

efendim, ben yanlışlar yapıyorum (bu cümleyi uzun zaman boyunca cv’lerimin girişinde kullandım). bu, benim insan varlığımı korumak için, endüstrileşme ile ortaya çıkan modernleşen çağa karşı aldığım, sistemin çok fazla içinde olmama çabasıyla takındığım bir tavır (örn. bu sitenin içerikleri). tabii ki bilerek ve birilerini zor duruma sokacak yanlışlardan bahsetmiyorum. bahsettiğim yanlış kavramı, insanların şart olarak gördükleri yaşam biçimini (işleyişi, ilerleyişi), çocukluğumdan beri benimseyememiş olmama dairdir.

yaşamaya dair olan şeyleri, geleceği, şimdiyi önemsiyorum. toplumsal kaygılarım var. mücadele veriyor ve direniyorum. bu mücadeleye seçkin okumalar yapmak, dinlemek, izlemek de dahil. canımı genelde insana dair şeyleri düzeltemiyor olmak sıkıyor.

genelde toplu taşımayla seyahat ederim, boş araba bulursam da binerim. ve orhan veli gibi ben de yayan dolaşırım. yaşadım diyebilmek için yaşarım. bu da nazım hikmet’in şiirindendi. hissetmek, denemek, deneyimlemek, çalışmak, emek vermek, koşturmak, derinlemesine dalmak, kaygısını duymak… bunlar benim için önemli şeylerdir. bununla beraber duyulmak, tanınmak, tapılmak gibi beklentilerim hiç olmadı ama adımın çiğnemesine de müsaade etmedim.

çözümcü biriyimdir, işleri tasarruflu ve pratik olarak ve başarım kazanarak nasıl bitirebiliriz’in yolunu ararım. lise 2’den beri çalışıyor olmam sayesinde farklı hikayelere, yetişmişliklere, davranışlara sahip insanlarla farklı farklı durumlarda karşılaştım. bu deneyimler bende iş yapma, beklentiyi anlama, toleransları görme, iş bitirme, çözüme giden yolu bulma, kişiyi işe yarar hale getirme gibi yetiler geliştirdi.

kahveden çok iyi anladığımdan öz geçmişimde bahsettim ama damak tadımın üzerinde çalıştığımı ve mutfağa meraklı olduğumu burada söyleyeyim. bolca okuyan ve araştıran birisi olduğumu da belirtip, kendimi tanıtırken yüceltme sınırlarını aşmamaya çalıştığım için bu kadarlık yeterli olduğunu düşünüyorum.